TÜRK ATASÖZLERİNDE "DE-" FİİLİNİN İŞLEVSEL ANALİZİ


Creative Commons License

Kayasandık A.

5th INTERNATIONAL CONGRESS OF LANGUAGE AND TRANSLATION STUDIES, Baku, Azerbaycan, 24 - 26 Eylül 2025, ss.30-45, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Baku
  • Basıldığı Ülke: Azerbaycan
  • Sayfa Sayıları: ss.30-45
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Abdullah Gül Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Atasözleri, milletlerin uzun yıllar boyunca edindikleri deneyimlerinin, gözlemlerinin ve bilgeliklerinin özlü anlatımlarıdır. Atasözlerinde sadece pratik hayat deneyiminin değil, aynı zamanda o milletin kültürel değerlerinin, dünya görüşünün, ahlak anlayışının, inanç sisteminin ve tarihînin de yansımalarını bulmak mümkündür. Millî belleğinin kuşaktan kuşağa aktarılmasında atasözleri önemli bir işlevi de yerine getirmektedir. Bu çalışmada Türk Atasözleri Sözlüğü'ndeki atasözlerinden içinde de- fiili bulunan yaklaşık üç yüz kadar atasözü tespit edildi. Bu atasözlerindeki kullanımlarına göre de- fiili çeşitli yönlerden analiz edildi. İncelememize konu olan de- fiilinin Türklerin söz söyleme geleneğindeki merkezî rolü gösterilmeye çalışıldı. Bu araştırmada de- fiilinin atasözlerindeki değişik morfolojik formları sınıflandırıldı. Bahse konu fiilin mastar, isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil yapıları; geçmiş zaman, olumlu ve olumsuz geniş zaman çekimleri emir kipinin olumlu ve olumsuz çekimleriyle az sayıda şart birleşik çekimi tespit edildi. En sık kullanımın geçmiş zamanda olduğu görüldü. Türk atasözlerinde doğrudan konuşma yapılarına/diyaloglara da fazlaca yer verilmesi, bir anlatım özelliği olarak dikkat çekicidir. İşlevsel bakımdan de- fiilinin öğüt verme, hikmet aktarma, diyalog kurma ve yasaklama gibi anlam alanlarını oluşturduğu özellikle "deme" formundaki yasaklama ifadeleriyle "demeli" yapısıyla verilen öğütler, geleneksel Türk eğitim anlayışının belirgin özelliğini de örneklemektedir. Bu çalışmanın dikkate değer bulgularından biri de inceleme alanımızdaki atasözlerinin yaklaşık üçte birinin doğrudan konuşma formunda olmasıdır. Bu da Türk kültürünün sözlü gelenekle nakledilen kolektif bilgisinin kişileştirilmiş anlatım biçimlerine öncelik verdiğini göstermektedir. Teşhis ve intak sanatının kullanıldığı atasözleri, öğreticiliği dramatik bir forma dönüştürürken bilginin kalıcılığını da sağlamaktadır. Sonuç olarak de- fiili Türk atasözlerinde sadece bir dil bilgisi unsuru olarak değil, hikmet paylaşımının ve kültürel aktarımın da temel araçlarından bir olarak işlev görmektedir. Bu çalışmayla Türk dil biliminin atasözlerindeki işlevsel yaklaşımlarına yeni bakış açıları kazandırılması amaçlandı. 

Proverbs are concise expressions of the experiences, observations, and wisdom that nations have acquired over many years. In proverbs, it is possible to find reflections not only of practical life experience but also of that nation's cultural values, world view, moral understanding, belief system, and history. Proverbs also fulfill an important function in transmitting national memory from generation to generation. In this study, approximately three hundred proverbs containing the verb to tell/to say were identified from the proverbs in the Turkish Proverbs Dictionary. The verb to tell/to say was analyzed from various perspectives according to its usage in these proverbs. The central role of the verb to tell/to say in the Turkish tradition of verbal expression was demonstrated. In this research, the different morphological forms of the verb to tell/to say in proverbs were classified. The infinitive, verbal noun, participle, and gerund forms of the verb in question were identified, along with past tense, positive and negative present tense conjugations, positive and negative imperative mood conjugations, and a small number of conditional compound conjugations. The most frequent usage was observed in the past tense. The extensive inclusion of direct speech structures/dialogues in Turkish proverbs is notable as a narrative feature. From a functional perspective, the verb to tell/to say creates semantic fields such as giving advice, transmitting wisdom, establishing dialogue, and prohibition. Particularly, the prohibitive expressions in the form of "don't say" and the advice given through the "should say" structure exemplify the distinctive characteristics of traditional Turkish educational understanding. One of the noteworthy findings of this study is that approximately one-third of the proverbs in our examination are in direct speech form. This demonstrates that the collective knowledge of Turkish culture, transmitted through oral tradition, prioritizes personalized forms of expression. Proverbs that employ the literary devices of personification and apostrophe transform didacticism into a dramatic form while ensuring the permanence of knowledge. In conclusion, the verb to tell/to say functions in Turkish proverbs not merely as a grammatical element but as one of the fundamental tools of wisdom sharing and cultural transmission. This study aimed to provide new perspectives on functional approaches to proverbs in Turkish linguistics.