18. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi, Ankara, Türkiye, 24 - 26 Eylül 2025, (Özet Bildiri)
Larry Neal ve Jeffrey G. Williamson'ın editörlüğünü yaptığı ve on dokuz yazarın katkılarıyla
2014 yılında yayımlanan The Cambridge History of Capitalism'in giriş bölümünde Larry
Neal, Batı kapitalizminin köklerinin arkaik dönemlere kadar uzandığını; büyüyen pazar, artan
verimlilik ve işgücü uzmanlaşması ile parasallaşan ekonomi gibi etkenlere dayanarak
savunmaktadır. Kitabın bir diğer yazarı olan Alain Bresson, kitaptaki makalesinde Neal'in
ileri sürdüğüne paralel olarak, Antik Yunan ekonomisinin rekabet, büyüme, nüfus, tüketim,
pazar, finans, iş organizasyonu gibi farklı alanlar açısından ilkel olduğunu iddia edenlere
karşı çıkmaktadır. Modern iktisadın terminolojisini ve söylemini kullanarak modern
kapitalizmin öncüsü olduğunu ya da en azından ona benzediğini yinelemektedir.
Antik Dönem Akdeniz iktisat tarihini şekillendiren çalışmalarda kapitalizmin mevcut veya
namevcut oluşu üzerinden geliştirilmiş farklı bakış açıları aslında özgün değildir. Benzer
konumlanmalara Modernizm-Primitivizm tartışmasının temel varsayımlarında
rastlanmaktadır. Modernizm-Primitivizm tartışması ise henüz 1893’te Karl Bücher’in
yazdıklarına karşın, 20. yüzyılın başlarında Eduard Meyer ve ardından Michael Rostovtzeff
gibi isimlerin katkılarıyla başlamıştır. Moses I. Finley’nin 1970’lerdeki çalışmaları tartışmayı
yeniden alevlendirmiş ve onun öğrencileriyle bu polemik devam etmiştir. Çalışmamızda, adı
geçen bu iki yaklaşım arasındaki polemiğin varoluş ve yeniden gündeme geliş nedeni olarak,
Modernizm-Primitivizm tartışmasına ilaveten kapitalizm tartışmalarının, salt mübadele
ilişkilerinin tarihselleştirilmesi etrafında gelişmiş olmasından kaynaklandığı gösterilmektedir.
Dolayısıyla kapsamlı bir tarihselleştirme müdahalesine ihtiyaç olduğu açığa çıkmaktadır.
Modernizm-Primitivizm tartışması genel hatlarıyla anımsanarak, daha güncel çalışmaların bu
tartışmalarda öne çıkan argümanlara göre düştükleri pozisyonlar eleştirel bir
değerlendirmeyle saptanmıştır. Ek olarak, Modernizm-Primitivizm vb. tartışmalarda hâlen
referans verilen Max Weber ve Karl Polanyi’nin ilgili çalışmalarına değinilerek, araştırma
gündemlerinin ve sorgulamalarının odak noktalarının tartışmanın sınırlılıklarını ne ölçüde
aştığı gösterilmiştir. Olası katkılarına rağmen, bu isimlerin çalışmalarının Antik Dönem
iktisat tarihini anlamada üretim ilişkilerini ve emek süreçlerini belirli ölçüde gölgeledikleri
düşünülmektedir.
Tarihsel materyalist literatürün sağladığı üretim ilişkilerinin ve özgür olmayan emek
kategorisine yönelik kavramsallaştırmaların Antik Dönemi tarihselleştirmede oldukça işlevsel
kavramlar olduğu, bu literatürün kendine içkin tartışmaları (Ör.: Tom Brass & Jairus Banaji)
ışığında ortaya konmaktadır. Son tahlilde Antik Dönem iktisat tarihini mübadele ilişkilerinin
ötesine taşımayı başaran ufuk açıcı örneklere değinilerek (Ör.: G. E. M. de Ste. Croix) tarih
yazımındaki bahsi geçen basiretsiz yaklaşımları aşma imkânları somut bir biçimde açığa
çıkarılacaktır.