BALKILIÇ Ö. (Yürütücü)
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2022 - 2023
Özet
Türkiye’de Kurtuluş Savaşı’nı takriben Cumhuriyet’in ilanı, yeni devletin kurucu kadroları için rejimin konsolidasyonu sorununu beraberinde getirmiş ve genç Cumhuriyet düzeni, bilhassa Serbest Cumhuriyet Fırkası’na (1930) verilen kitlesel desteğin ve Menemen Ayaklanması’nın (1930) da gösterdiği üzere, toplumsal tabanının darlığından endişe duymaya başlamıştı. Söz konusu kaygıya cevaben, Cumhuriyetin kurucu kadroları 1930’lu yılların başlarından itibaren devletin resmî ideolojisi olan Kemalizm’i daha sarih bir biçimde tarif etmeye ve buna paralel olarak da kurucu/yönetici seçkinler ile geniş toplumsal kesimlerin arasındaki mesafeyi kapatmaya, bir başka deyişle, geniş toplumsal kesimleri Kemalizm’e kazanmaya/ikna etmeye soyundular. Kemalist ideolojiye niteliğini veren bu on yılda dönemin resmî ideolojisini bütünsel bir şekilde açıkladığı farz edilen altı ilke tarif edilmişti. Milli ve çağdaş bir toplumsal yapı inşa etmek yönünde geliştirilen politikaların ve reformların çerçevesini ise bu altı ilkeden ikisi, milliyetçilik, halkçılık çizerken, Kemalizm’in asıl hedefi olan Batılılaşma bu iki ilkeye eşlik ediyordu. Kemalist elitler bu yıllarda ayrıca toplumu ve toplumsal yaşamı milliyetçi ve modernleştirici bir ajandayla yeniden inşa etme çabasını hayata geçirecek birçok yeni kurum yaratmışlardı. Söz konusu kurumlardan en önemlisi ise 1932 yılında kurulan Halkevleri’ydi.
Bu araştırma projesi Erken Cumhuriyet Dönemi’nde devlet-toplum ilişkilerinin somutlaştığı ve halkı milli ve modern bir ajandayla terbiye edecek, devrimin kültür fidanlığı olarak tarif edilen Halkevleri’ni inceleyecek ve bilhassa bu kurumun en önemli faaliyetlerinden birisi olan köy gezilerine odaklanacaktır. Zira Halkevleri, dokuz adet şubesiyle Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak ve Kemalist Devrim’in ilkelerini halka yaymak için çabalarken, bunlardan Köycülük Şubesi, Türkiye toplumunun en geniş kesimi olan köylülerden çağdaş bir millet yaratmak gayesiyle faaliyet gösteriyordu. Bir başka deyişle, bu şubenin asıl görevi o güne değin büyük oranda yerel gruplar halinde yaşamış olan köylülerden rejime sadık bir “millet” yaratarak rejimin toplumsal tabanını sağlamlaştırmaktı. Şube’nin bu doğrultudaki faaliyetlerinden bir tanesi ise, rejimin halkla buluştuğu bir an olarak da görülebilecek olan köy gezileriydi. Bu araştırma projesinde ise köylünün dönüşümünde en önemli araçlardan biri olan köy gezileri ile ele alınacak ve gezilere dair kaleme alınan monografileri eleştirel söylem analizi ile incelenecektir. Köy gezileri monografilerinin incelenmesi resmî ideolojinin köyü ve köylüyü nasıl tarif ettiğini, bu toplumsal gruplarla hangi kanallardan ilişkiye geçtiğini, söz konusu çabaların sonuçlarını ve ilişkiye geçilen bir “araştırma nesnesi” olarak köylülerin gezilerde bir tarafı olarak aldıkları “öznellik biçimleri”ni, kısacası Erken Cumhuriyet Dönemi’nde devlet-toplum ilişkilerinin doğasını anlamamız için önemli veriler sunacaktır. Sonuç olarak ise hâkim literatürün aksine bu dönemde toplumun devlet politikalarının ve reformların pasif bir alıcısı olmadığı ve/veya bunları külliyen reddetmediği, daha ziyade iktidar uygulamalarıyla farklı baş etme yöntemleri geliştirdiği, bunların bir kısmını benimsediği, bir kısmını reddettiği ve bir kısmını ise kendi çıkarları ve amaçları doğrultusunda öznel koşullarına uydurarak tükettiği iddia edilecektir.
Abstract
After the foundation of the Turkish Republic in 1923, the ruling elite circles began to concern about the consolidation of the revolution and new regime. This concern has been particularly aggravated when they realized the extent of popular support given to the oppositional party, the Free Republican Party, that has been opened and closed in 1930 and they were shocked by a popular riot against the Kemalist reforms in Menemen in the same year. Being increasingly concerned about the narrowness of social base of the revolution, Kemalist one-party regime, thus, assigned a task to party elites, members and pro-regime intellectuals: define Kemalism as the official ideology of the regime in a more nuanced way and involve in a social mobilization in order to inculcate people with the main tenets of that official ideology. Consequently, the ruling elites came up with principles of six arrows which were supposed to define Kemalism as the official ideology of state in a comprehensive manner. While two arrows out of six, namely nationalism and populism were particularly important to frame the policies and reforms designed to (re)construct the people and social life in a national fashion, modernization/Westernization has been uttered in parallel to them to modernize Turkish (national) society. During the 1930s, Kemalist elites also constructed important official and supposedly unoffical institutions to embody such policies and reforms and one of the most important of them was the People’s Houses which have been constructed in 1932.
This research project will focus on the cultural nursery garden of the Revolution, the People’s Houses which have been defined to train people in line with the Kemalist nationalisation and modernisation project. Since while the People’s Houses sought for reaching the Turkish society to the modern Western civilization and infusing people with the Kemalist principles among people throughout its nine branches, the Peasantism Branch, among them, has carried out its activities to transform Turkish peasantry into a modern nation. This branch has organized thousands of village excursions until the closure of the Houses
Özet Türkiye’de Kurtuluş Savaşı’nı takriben Cumhuriyet’in ilanı, yeni devletin kurucu kadroları için rejimin konsolidasyonu sorununu beraberinde getirmiş ve genç Cumhuriyet düzeni, bilhassa Serbest Cumhuriyet Fırkası’na (1930) verilen kitlesel desteğin ve Menemen Ayaklanması’nın (1930) da gösterdiği üzere, toplumsal tabanının darlığından endişe duymaya başlamıştı. Söz konusu kaygıya cevaben, Cumhuriyetin kurucu kadroları 1930’lu yılların başlarından itibaren devletin resmî ideolojisi olan Kemalizm’i daha sarih bir biçimde tarif etmeye ve buna paralel olarak da kurucu/yönetici seçkinler ile geniş toplumsal kesimlerin arasındaki mesafeyi kapatmaya, bir başka deyişle, geniş toplumsal kesimleri Kemalizm’e kazanmaya/ikna etmeye soyundular. Kemalist ideolojiye niteliğini veren bu on yılda dönemin resmî ideolojisini bütünsel bir şekilde açıkladığı farz edilen altı ilke tarif edilmişti. Milli ve çağdaş bir toplumsal yapı inşa etmek yönünde geliştirilen politikaların ve reformların çerçevesini ise bu altı ilkeden ikisi, milliyetçilik, halkçılık çizerken, Kemalizm’in asıl hedefi olan Batılılaşma bu iki ilkeye eşlik ediyordu. Kemalist elitler bu yıllarda ayrıca toplumu ve toplumsal yaşamı milliyetçi ve modernleştirici bir ajandayla yeniden inşa etme çabasını hayata geçirecek birçok yeni kurum yaratmışlardı. Söz konusu kurumlardan en önemlisi ise 1932 yılında kurulan Halkevleri’ydi. Bu araştırma projesi Erken Cumhuriyet Dönemi’nde devlet-toplum ilişkilerinin somutlaştığı ve halkı milli ve modern bir ajandayla terbiye edecek, devrimin kültür fidanlığı olarak tarif edilen Halkevleri’ni inceleyecek ve bilhassa bu kurumun en önemli faaliyetlerinden birisi olan köy gezilerine odaklanacaktır. Zira Halkevleri, dokuz adet şubesiyle Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak ve Kemalist Devrim’in ilkelerini halka yaymak için çabalarken, bunlardan Köycülük Şubesi, Türkiye toplumunun en geniş kesimi olan köylülerden çağdaş bir millet yaratmak gayesiyle faaliyet gösteriyordu. Bir başka deyişle, bu şubenin asıl görevi o güne değin büyük oranda yerel gruplar halinde yaşamış olan köylülerden rejime sadık bir “millet” yaratarak rejimin toplumsal tabanını sağlamlaştırmaktı. Şube’nin bu doğrultudaki faaliyetlerinden bir tanesi ise, rejimin halkla buluştuğu bir an olarak da görülebilecek olan köy gezileriydi. Bu araştırma projesinde ise köylünün dönüşümünde en önemli araçlardan biri olan köy gezileri ile ele alınacak ve gezilere dair kaleme alınan monografileri eleştirel söylem analizi ile incelenecektir. Köy gezileri monografilerinin incelenmesi resmî ideolojinin köyü ve köylüyü nasıl tarif ettiğini, bu toplumsal gruplarla hangi kanallardan ilişkiye geçtiğini, söz konusu çabaların sonuçlarını ve ilişkiye geçilen bir “araştırma nesnesi” olarak köylülerin gezilerde bir tarafı olarak aldıkları “öznellik biçimleri”ni, kısacası Erken Cumhuriyet Dönemi’nde devlet-toplum ilişkilerinin doğasını anlamamız için önemli veriler sunacaktır. Sonuç olarak ise hâkim literatürün aksine bu dönemde toplumun devlet politikalarının ve reformların pasif bir alıcısı olmadığı ve/veya bunları külliyen reddetmediği, daha ziyade iktidar uygulamalarıyla farklı baş etme yöntemleri geliştirdiği, bunların bir kısmını benimsediği, bir kısmını reddettiği ve bir kısmını ise kendi çıkarları ve amaçları doğrultusunda öznel koşullarına uydurarak tükettiği iddia edilecektir. Abstract After the foundation of the Turkish Republic in 1923, the ruling elite circles began to concern about the consolidation of the revolution and new regime. This concern has been particularly aggravated when they realized the extent of popular support given to the oppositional party, the Free Republican Party, that has been opened and closed in 1930 and they were shocked by a popular riot against the Kemalist reforms in Menemen in the same year. Being increasingly concerned about the narrowness of social base of the revolution, Kemalist one-party regime, thus, assigned a task to party elites, members and pro-regime intellectuals: define Kemalism as the official ideology of the regime in a more nuanced way and involve in a social mobilization in order to inculcate people with the main tenets of that official ideology. Consequently, the ruling elites came up with principles of six arrows which were supposed to define Kemalism as the official ideology of state in a comprehensive manner. While two arrows out of six, namely nationalism and populism were particularly important to frame the policies and reforms designed to (re)construct the people and social life in a national fashion, modernization/Westernization has been uttered in parallel to them to modernize Turkish (national) society. During the 1930s, Kemalist elites also constructed important official and supposedly unoffical institutions to embody such policies and reforms and one of the most important of them was the People’s Houses which have been constructed in 1932. This research project will focus on the cultural nursery garden of the Revolution, the People’s Houses which have been defined to train people in line with the Kemalist nationalisation and modernisation project. Since while the People’s Houses sought for reaching the Turkish society to the modern Western civilization and infusing people with the Kemalist principles among people throughout its nine branches, the Peasantism Branch, among them, has carried out its activities to transform Turkish peasantry into a modern nation. This branch has organized thousands of village excursions until the closure of the Houses in 1950 as the juncture of state and society, which will be the main subject of this project. Analyzing the village excursions of the regime elites working for the People’s Houses from village monographies available in the different publications of the Houses by the means of the critical discourse analyses (CDA), this project aims to explain how the official ideology articulated village structure and peasantry, hov state elites interacted with this social group and ho w peasantry constructed its subjectivity in those excursions wherein peasants have been defined as an object of study to be discovered and explained. These investigations will provide us important insights in order to understand the nature of the state-society relations during the Early Republican Period in Turkey which, I believe, cannot be explained by the wholesale acceptance or rejection of the Kemalist reforms by the Turkish society, as the dominant literature has done until so far. Rather, the different social forces have devised mechanism of coping with the state power; that is while the society embraced or rejected some of them, it has also adopted others through revising them in terms of its own interests and rules after a negotiation process. Anahtar Kelimeler: Erken Cumhuriyet Dönemi, Kemalist milliyetçilik ve halkçılık, Halkevleri, Köy Gezileri Keywords: The Early Republican Turkey, Kemalist nationalism and populism, the People’s Houses, the Village Excursions |